Brüksel

Brüksel Hakkında Genel Bilgiler

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0

Avrupa Birliği’nin Başkenti, Brüksel

Brüksel, Erasmus’ta  erasmusta tanıdığım sonrada en yakın arkadaşlarım olan Ceyhun ve Selen ile gezdiğim ilk ve tek şehir. Sonrasında bir türlü üçümüz beraber  gezi ayarlayamadık.

Gelelim Brüksel’e; Brüksel, 200.000’a yakın nüfusu ile Belçika’nın en kalabalık şehri. Aynı zamanda şehir Belçika’ya ve Avrupa Birliğine başkentlik yapıyor. Brüksel’de çok dillilik var diyebiliriz. Şehirde Flemenkçe, Fransızca ve Almanca yaygın olarak konuşulmakta.

Brüksel ve Belçika dediğimizde akla ilk olarak o muhteşem Belçika çikolataları, wafflelar ve biraları geliyor doğal olarak. Brüksel aynı zamanda Avrupa’daki en pahalı şehirlerden biri desek yanlış olmaz sanırım. Pahalılık olarak bir kıyas yaparsak Amsterdam’dan ucuz Paris ile aynı seviyede diyebiliriz.

Brüksel çoğu insana göre  en fazla 1-2 gün vakit ayrılması gereken bir şehir. Ben de aynı görüşteyim. Ben 3 gün vakit ayırmıştım bu şehre son gün görecek yeni bir yer olmadığı için ilk 2 günde gezdiğimiz yerleri bir daha gezdik. Birçok insan Brugge şehrinin Brüksel’e göre daha güzel olduğunu belirtiyor ben gitmediğim için yorum yapamayacağım ama aklınızda bulunsun.

Brüksel ile ilgili ayrı ayrı yazılar yazmaktansa, Brüksel’ nasıl gidilir, ne yenir içilir, nereleri gezmeliyiz gibi pek çok bilgiyi bu yazı altında vereceğim. Brüksel’e nasıl gidilir ile başlayalım.

Brüksel

Brüksel’e Ulaşım

Brüksel’e İstanbul’dan direk uçuşlar ile gitmek mümkün. Eğer interrail yapıyorsanız tren ile ulaşımda sağlayabilirsiniz. Ben Brüksel’e Berlin üzerinden uçakla gitmiştim ve baya uygun bir fiyata uçmuştum ama havaalanından şehir merkezine gitmek için binmek zorunda olduğumuz trene de neredeyse uçak bileti kadar (15 euro gibi bir şeydi) para verdik.

Şehir İçi Ulaşım

Brüksel’de şehir içi ulaşım için tek tavsiyem var, yürümek. Eğer çok çabuk yorulan birisi değilseniz bu küçük şehirde bir iki yer hariç toplu taşıma kullanmanıza gerek yok.

Konaklama

Konaklama için size tavsiyem kesinlikle hosteller. Pek çok hostel seçeneği var, Booking.com ve benzeri sitelerden çeşitli araştırmalar yaparak güzel bir hostel bulabilirsiniz. Ben Midi Station diye bir hostelde kaldım genel olarak memnun kaldım ama hostelin bulunduğu konum pek tekin bir yer değilmiş bunu sonradan öğrendim.

Yeme-İçme

Brüksel’de pek çok büyük Avrupa şehrinde olduğu gibi hemen hemen her mutfağa ait yemekler bulmak mümkün. Özellikle Brüksel’de yemeniz gerekenleri söylemek gerekirse;

Waffle: Kesinlikle ve kesinlikle buraya kadar gelmişken waffle yemeden geri dönmeyin. Türkiye’de nedense bir türlü yemek kısmet olmamıştı bana ama hayatımdaki ilk waffle’ı Brüksel’de yiyerek biraz görkemli bir açılış yaptım.

Çikolata: Belçika çikolatalarını duymayan yoktur sanırım anlatmama gerek yok.

Patates Kızartması: Kendilerine ait özel pişirme tarzı ile yaptıkları bir patates kızartmaları var. Et ile birlikte pişiriyorlar (Sanıyorum ki domuz eti) ve patatese et kokusu siniyor. Eğer yerseniz kesinlikle sos ile birlikte yiyin benim arkadaşlarımın (Ceyhun,Selen,Ebru) yaptığı gibi sosa para vermemek için  cimrilik yapmayın. Bu arada şu an ismini hatırlamıyorum ama oradaki en büyük patates kızartması satan yerin sahibinden çalışanına kadar herkes Türk aklınızda bulunsun.

Midye: Midye yemeyen birisi olarak çok yorum yapamayacağım ama bu şehirde midyenin meşhur olduğu bir gerçek hemen hemen her yerde bulabilirsiniz.

Belçika Birası: 100’den fazla çeşidi olan Belçika biralarını da denemeden geçmeyin.

Bunların dışında şarap ve peynir tadımı gibi etkinlikler oluyor ya da sırf bunlara yönelik mekanlar oluyor. Biraz pahalı diyebiliriz. Biz öğrenci olduğumuz için pek ilgilenemedik ama sizin aklınızda bulunsun.

Brüksel’de Gezilecek Yerler

Mannekien Pis:  Brüksel’in ünlü bir simgesidir. Bronzdan yapılmış ve 61 cm boyundaki heykelde bir çeşmenin havzasına işeyen çıplak bir çocuk tasvir edilir. Hikayeye göre bu çocuk 2. Dünya savaşı sırasında bir bombayı işeyerek etkisiz hale getirmiştir. Doğruluğu tartışılır tabi. 😀

Atomium: 958 yılında Expo 58 fuarı için yapılmış Belçika’nın Brüksel şehrinde bulunan anıt binadır. André Waterkeyn tarafından tasarlanmıştır. 102-metre yüksekliğinde, dokuz çelik kürenin birleştirilmesi ile oluşur.

Grand Palas: Brüksel’in merkezi diyebileceğimiz büyük bir meydan çevresinde de pek çok turistlik yerler barındırıyor. Gitmemenize imkan yok siz istemeseniz bile elbet yollar sizi buraya sürükler.

Belçika Kraliyet Sarayı: Palace Royal ya da Türkçe karşılığı ile Belçika Kraliyet Sarayı,Şehrin bir diğer önemli yapısı. Place Royale yakınında bir meydan ve Palace of Nation federal parlamento binası bulunmaktadır. Kraliyet ailesi günümüzde burada değil de Brüksel merkezine uzak bir noktada olan Laeken Kalesi’nde yaşamaktadır.

IMG_2086

Mini Avrupa: Mini Avrupa Belçika, Brüksel’de bulunan bir minyatür parktır. Avrupa Birliği içerisindeki önemli binaların 1:25 ölçeğinde minyatürlerini sergiler.

Cathedral of St. Michael and St. Gudula: Avrupa’da bol bol gördüğümüz ihtişamlı kathedrallerden bir tanesi daha kathedral görmekten bıkmadıysanız gidin tavsiye edilir.

Royal Museums of Fine Arts of Belgium: Ben gitmedim ama duyduğum kadarıyla ilgi çekici bir sanat müzesiymiş. Gitmek isteyenler için yazalım bunu da.

Bunların dışında şehir hakkında pek söylenecek bir şey yok. Genel olarak beğendiğim biraz lüks biraz sakin bulduğum ve 2 gün gezip-görmek için yeterli dediğim bir şehir.

Bir sonraki yazıda görüşene dek şimdilik hoşçakalın.

Bu içerik Alperen Akgül tarafından 2 sene önce eklendi.

Yorumlar

İçeriği beğendiniz mi?
  • Etkilendim
  • Mutlu
  • Kötü
  • Kızgın
  • Sıkıcı
  • Korkutucu

Yatak: 15 Euro (4 kişilik hostel)
Bira: 3 Euro (Markette)
Yemek: 8 Euro (Whopper Menu)
Ulaşım: Yürüme
———————————
Turistik Zenginlik: 3/5
Gece Hayatı: ?
Pahalılık: 4/5
Şehire Genel Puan: 3.5/5
———————————
Gerekli Süre: 2 Gün

EN POPÜLER
İÇERİKLER

Copyright (C) Bir Gezgin Adam 2016. Tüm hakları saklıdır. Webmaster: Nazım Yılmaz