Sahra

Fas’tan Sahra Çölüne Gitmek

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on LinkedIn0

Marakeş’ten Sahra Çölüne

Sahra Çölü ya da Büyük Sahra Çölü, dünyanın en büyük sıcak çölü olup, Afrika’nın kuzeyinde, kıtanın ortası ile kuzeyini ayıran 9.000.000 km² büyüklüğünde dev bir çöldür. En büyük soğuk çöl ise Antarktika’dır. Sahra sözcüğü Arapçadaki “sahara” sözcüğünden gelme olup “büyü” anlamındadır.

Bizim Sahra çölüne gidiş hikayemiz ise Marakeş’te başladı. Marakeş’e vardığımızda aklımızda Sahra çölüne gitmek vardı ama henüz herhangi bir tur şirketiyle konuşma yapmamıştık ve doğal olarak kendi başımıza çöle gidip dönemezdik. Marakeş’e vardığımızda ilk olarak otel sahibiyle konuştuk ve bize  kişi başı 95 Euro’ya 3 gün 2 gecelik bir çöl turu ayarlayabileceğini söyledi. Bu fiyatı pahalı bulup başka yerlerden de fiyat aldıktan sonra en son bir tur şirketinden 60-65 Euro’ya 3 Gün 2 Gecelik tur satın aldık.

Bu tura neler dahil söyleyeyim size. 1’i çölde çadırda 1’i dağda bir hostelde olmak üzere 2 Gecelik konaklama, ulaşım, sabah kahvaltısı ve akşam yemekleri, çöldeki eğlenceler, deveyle dolaşmak vb.

Hariç olanlar ise öğlen yemeği ve içecekler ayrıca çöle giderken duracağınız bazı yerlerde bir rehber size eşlik etmek isteyecek size sonradan söylese de aslında ücretli bir rehber bu isterseniz tek başınıza da dolaşabilirsiniz ki biz öyle yaptık size de tavsiyemiz o yönde.

Sahra

Bir arkadaşım benden sonra Fas’a gitti ve bizle hemen aynı fiyata çok kaliteli bir tur satın aldı. Biz soğuktan donacağımız bir dağ başı hostelinde kalırken o güzel bir otelde konakladı, çölde 5-6 kişiyle kumlardan böceklerin çıktığı bir çadırda kalırken 🙂 o 2 kişilik lüks bir çadırda kaldı. Hangi tur şirketinden aldı hatırlamıyorum ama öğrenirsem buraya yazacağım.

Bu arada size tavsiyem en az 3 gün 2 gecelik turlardan almanız. Çöle zaten 2. gün’ün ortasında varıyorsunuz ve 3. gün gün doğumu esnasında çölden ayrılıyorsunuz. Bu yüzden 3 gün 2 gecelik turlar ideal daha azında çöle varmak için tüm günü mola vermeden arabada geçirmek zorunda kalabilirsiniz.

Gelelim şimdi sırasıyla çöl turu nasıl başlıyor nasıl geçiyor ve nasıl bitiyor.

1.Gün

Sabah 7-8 gibi Marakeş’ten Djemaa el Fnaa meydanında 8 kişilik bir minivan ile yola çıktık. Uzun bir süre yola gidip Atlas Dağlarına vardık ve Atlas Dağlarının tepesinde manzara için mola verdik. Bu arada yanınıza kesinlikle mont alın hem gece çöl çok soğuk hemde atlas dağları soğuk hatta biz Atlas dağlarında arabadakilerle kartopu savaşı bile yaptık. Çöle giderken beklediğim bu değildi ama 1 gün arayla hem kartopu oynamak hem çölde kumların üzerinde oturup yıldızları izlemek paha biçilemez.

Atlas Dağlarını geçtikten Mumya filminin çekildiği set alanına gidiyorsunuz, orada da bi mola veriliyor isteyen rehberle ve giriş ücretiyle sete giriyor biz girmeyi tercih etmedik. Ardından  Ben Haddou köyüne geldik orada rehberle köyü turladık, bizim Türk olduğumuzu öğrenince rehberle baya hoş muhabbet etmeye başladık. Bizimle birlikte turda 3 japon 2 leh 2 rus vardı ve genel olarak güzel bir gruptuk. Ruslar Türkiye’ye ve İstanbul’a aşıklardı. Hem Furkan hem ben Polonya’da erasmus yaptığımız için bizde Lehlere hayrandık ve böyle güzel bir grup olduk Japonlar biraz dışlanmış gibi olabilir 🙂 .

Köyü gezdikten sonra bir kilimciye yönlendiriyor sizi ve orada köydeki kilim, halı dokumacılığıyla ilgili kısa bir tarihi bilgiden ve çay ikramından sonra halı almak isteyenler için sıkı bir pazarlık başlıyor. Sokaklarda ise elindeki kağıtlardan süslemeler yapıp size zorla satmaya çalışan çocuklar ve isteyene KİLOYLA ot satmaya hazır adamlar bekliyor. Furkan 1-2 joint almaya niyetlenmişti ama kiloyla satış olduğunu duyunca vazgeçti.

Birkaç yeri daha böyle mola verip gezdikten sonra akşam yemeği ve konaklama için dağların tepesinde bir hostele varıyoruz. Hostel vasat bir hostel ama bizde sadece uyumaya geldiğimiz için pek sorgulamıyor ve akşam yemeği olarak verilen Tajinimizi yiyip yatıyoruz.

Sahra

2.Gün

Sabah yine 8 gibi yolculuk başlıyor bir-kaç yerde mola verip bir iki yeri gezdikten sonra gün batımına yakın çöle varıyoruz ve hemen develere binmek için sıraya giriyoruz. Size şunu söyleyeyim deveye binmek acayip bir his özellikle ilk bindiğin anda  deve yerdeyken senin ayağını atmanla devenin ayaklanması bir oluyor. Biraz korkutucu olabilir Japonlardan biri neredeyse düşecekti bizim grupta.

Her neyse deveye bindikten sonra önde bir rehber her biri birbirine bağlı olan develerin başına geçip yavaş yavaş sizi kamp alanına doğru götürüyor. Yaklaşık 30 dakikalık bir deve yolculuğundan soru kamp alanına varıyorsunuz. Biz kamp alanına vardığımızda ilk duyduğumuz sözler ‘Hassan nereye kayboldun lan’ oldu evet Sahra çölüne geldik ve ilk duyduğumuz sözler bir Türk’ün ağzından çıkan sözler oldu. Bunun üzerine fazla kafa yormayıp Furkanla hemen çölde bir iki fotoğraf (30-40 en az) çekiliyoruz ki bu sırada turdaki Japon kızlardan bir tanesinin çölde çıplak fotoğraf çektirdiğini görüp kendi kendimize ‘neden abi’ diyoruz bu arada merak edenler tabiki de bakmadık 🙂 . Akşam yemepi için çadırımızda ekiple beraber yine tajin yedikten sonra ateş başında eğlence için dışarı çıkıyoruz. Yaklaşık olarak 1 saat ne anlama geldiğini bilmediğimiz sözler eşliğinde ateşin etrafında dans ediyoruz.

Bundan sonra belkide 40 yılda yaşanacak bir olay oluyor. Furkan ile kamp alanında Hassan’a seslenişini duyduğumuz adamın yanına gidiyoruz. Selamlaşıp tanışma faslını geçtikten sonra adam başlıyor hikayesini anlatmaya, iş için Madrid’e gelişi oradan canı sıkılıp Ibizaya geçişi bir anda arabayla İspanya’dan Fas’a sonra Sahra çölüne gelişine hava limanında bavullarını kaybedişine kadar anlatıyor ama öyle umurunda değil ki her şey, yaşamdan keyif almaya bakıyor adam diyorsun. Ardından bizim Türk diye tahmin ettiğimiz ama tanıştıktan sonra Faslı olduğunu öğrendiğimiz Hassan elinde nargileyle geliyor. Güzel bir sohbet ve gökyüzünde yüzlerce yıldıza bakıp bir yanda ne kadar şanslı olduğumuzu düşünüyor bir yandan çöle gelip nargile içmenin şaşkınlığını yaşıyoruz. Çölde yıldızlara bakmanın ne kadar güzel olduğunu anlatmam mümkün değil. O anlarda dünyanın en mutlu insanı olabilirim. O anı yaşamak dışında başka hiç bir şey umurumda değildi. Yaklaşık olarak 1-2 saatte böyle geçirdikten yarınki dönüş yolculuğu için izin isteyim uyumaya gidiyoruz.

Sahra

3.Gün

Dönüş için gün doğmadan biraz önce uyanıp, develere binip koyuluyoruz yola. Uyanmak dediysem ne uyanmak, hava öyle bir soğuk, çöl öyle bir karanlık ki ben bir ara yanlış yolda gittiğimizi ve develerin üstünde donarak öleceğimizi düşünmeye başlamıştım. Furkan ise soğuktan yol boyunca konuşmadı bile. Yine bir 30 dakikalık deve yolculuğundan sonra kahvaltı için bir otele geliyoruz. Kahvaltımızı yapıp, telefonlarımızı şarj ediyoruz, ardından arabalara atlayıp dönüş yolculuğuna koyuluyoruz. Dönüş yolculuğunda da bir kaç tarihi yere uğruyor rehberimiz, isteyenler için bir iki alışveriş noktasında duruyor ve akşam 22 gibi Marakeş’e varıyoruz. Ertesi gün ise Furkan Barselona aktarmalı İstanbul’a bende Barselona-Berlin aktarmalı Wroclaw’a dönüp erasmusuma devam ediyorum.

Olur da bu sizde Fas’a giderseniz güzel anılar ilginç olaylar yaşarsanız bizede bi haber verin.

Sahra

Bu içerik Alperen Akgül tarafından 2 sene önce eklendi.

Yorumlar

İçeriği beğendiniz mi?
  • Etkilendim
  • Mutlu
  • Kötü
  • Kızgın
  • Sıkıcı
  • Korkutucu

EN POPÜLER
İÇERİKLER

Copyright (C) Bir Gezgin Adam 2016. Tüm hakları saklıdır. Webmaster: Nazım Yılmaz